Ustalarla Yapılan Röportajlar: Aramızda Kalmasın / Semrin Şahin
Celal Karaca’nın Bilgi Yayınevi etiketiyle yayımlanan, ustalarla yaptığı röportajlardan oluşan “Aramızda Kalmasın” geçtiğimiz mart ayında okurla buluştu. Kitapta yer alan röportajların büyük bölümü Karaca’nın 2000-2010 yılları arasında yaptığı röportajlar. 44 yazar, şair ve kültür insanıyla edebiyat, sanat, siyaset üstüne geniş çerçeveli sohbetler bunlar. Peki kimler var bu röportajlarda? Attilâ İlhan, Vedat Türkali, Vedat Günyol, Ahmet Özer, Vüs’at O.Bener, Behiç Ak, Hasan Kıyafet, Bedri Koraman, Semih Poroy, Turhan Feyizoğlu, Mahmut Makal ve daha nice ünlü sanat insanı yer alıyor. Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren soru sormanın, karşınızdaki sanatçının dimağını açmanın nasıl ustalık gerektirdiğini fark edeceğinizi söylesem aşırıya kaçmış olmam sanırım. Tarihe tanıklık etmeye davet eden “Aramızda Kalmasın”ın satır aralarında politika, edebiyat tartışmaları, sanatsal gelişimleri de okuyoruz.
Röportajların yapıldığı yıllara dönüp baktığımda internet kullanımının bu kadar yaygın olmadı bir dönemde emekle, araştırarak yapıldığı hemen fark ediliyor. Karaca bir söyleşisinde günlerce gazete arşivlerini araştırdığını söyler, hal böyle olunca verilen emeğin röportajlara yansıdığını da belirtmeliyim.
Kitabı elime aldığımda röportajları sırasıyla okumadığımı itiraf etmeliyim. Merak ettiğim yazar ve şairleri önceleyerek okumaya başladım. Bunların ilki Vüs’at O. Bener’di. 2005 yılında Berfin Bahar dergisinin Temmuz Ağustos sayısında yayımlanan röportajdaki soruların çoğu günümüzde güncelliğini korumaktadır. Karaca; Anadolu dergiciliği, Anadolu kültürü konusundaki görüşlerini sorar Bener’e. Usta yazarın buna verdiği yanıt: “Anadolu dergiciliği, Anadolu kültürünün geliştirilme çabaları, köy enstitülerinin kapatılması, halkevlerinin işlevsiz hale getirilmesinden bu yana duraklamış; dahası durdurulmuştur. (…) Halkın kültür düzeyinin yükseltilmesi amacına önemli katkıları olabilecek çalışmaların özendirilmesi, parasal kaynak da sağlanarak yaygınlaştırılması gerekeceği ortadadır.” şeklinde olur. (s.67) Anadolu dergileri günümüzde de kaynak sıkıntısı çekip var olma mücadelesi vermektedir. Yozlaşma toplumun her alanında olduğu gibi kültürel alanlarda da etkisini göstermekte.
Attilâ İlhan, Bedri Koraman, Zerrin Koç, Semih Poroy röportajlarını okurken birçok cümlenin altını çizdim. Attilâ İlhan’a “İkinci Yeni hareketini eleştiren ilk edebiyatçılarımızdan birisiniz. Neden karşı çıktınız?” diye sorar Karaca. Aldığı yanıt manidardır: İkinci Yeni meselesi aslında Mavi Hareketi’nin yozlaşmasıdır. (s.27)
Edebiyat bilgimizi pekiştiren, bilmediğimiz konuları öğrenmemizi sağlayan, entelektüel bilgi birikimine katkısı olan bu röportajların mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Röportaj türünün çok özel bir tür olduğuna inanıyorum. Yaşar Kemal ,“Röportaj Üstüne” adlı yazısında şöyle der:
“Röportaj bir edebiyat sayılabilir mi? Bu soruyla çok karşılaştım. Röportajı bir edebiyat dalı saymak ne, röportaj bal gibi edebiyattır. Onu haberden ayıran nitelik onun edebiyat gücüdür. Haber bir yaratma değildir, bir taşımadır. Röportaj bir yaratmadır. Gerçeğe, gerçeğin, yaşamın özüne yaratılmadan varılamaz. Yaratmadan hiç kimse hiçbir şekilde gerçeği yakalayamaz, yakalarsa da karşısındakine anlatamaz. Haber gerçek değil mi, bence haber gerçeğin simgesidir. Haberin arkasında neler var, neler dönüyor, ne yaşamlar, dramlar, sevinçler var, haber bunu bize veremez. Röportaj haberin varamadığı yere varandır, nasıl, yaratarak, gerçeği değiştirerek değil, yaratarak.” “Aramızda Kalmasın” sanat dünyası içinde bambaşka bir yaratım yolculuğuna çıkarıyor bizi. Karaca’nın sorularıyla sanata ve sanatçıya farklı bir perspektiften bakmanın etkileyici olacağı inancındayım. Şimdiden okuma listenize eklemenizi tavsiye ederim.

Aramızda Kalmasın
Celal Karaca
Bilgi Yayınevi
Söyleşiler / 326 sayfa
TÜM SAYIYI OKU ve/veya İNDİR ▼
Veveya Kitap 19 / 05 Haziran 2024
KAPAĞI TIKLA ▲

